Safranbolu Hakkında

Çok eski dönemlere dayanan bir tarihi geçmişe sahip olması ve çeşitli uygarlıklar nedeniyle Safranbolu’nun adı da sıklıkla değişmiştir. Türklerden önce şehrin Theodorapolis ve Dadybra adlarını aldığı bilinmektedir. Selçuklular, beylikler ve Osmanlılar zamanında; Zalifre, Taraklı Borglu, Zağfiran Benderli, Zağfiranbolu adlarıyla anılmış olup 1940 yılından sonra şehrin adı, Safranbolu olarak kesin şeklini almıştır.

Kentin bilinen tarihi, Safranbolu kalesinin IX. Yüzyılda Anadolu’ya akın yapan Müslüman Arapların saldırılarını durdurmak amacıyla Bizanslılar tarafından yapılmasıyla başlar. Ancak bundan önce Kıranköy kesiminde Ayestefenos Kilisesinin 515 tarihinde yapılmış olduğuna bakarsak şehrin tarihinin Roma döneminden öncesine kadar uzandığı anlaşılmaktadır. Safranbolu, Bizanslılardan sonra, Çobanoğulları ve Osmanlılar zamanının önemli yerleşme alanı olarak tarihte yerini almıştır. Osmanlılar zamanında XVI yüzyılda Anadolu Eyaleti sınırları içinde Bolu Sancağını oluşturan 16 nahiyeden birisi idi. 1694’de Bolu Sancağı kaldırılınca Bolu ve Viranşehir bağımsız Voyvodalıklara ayrılmıştır. Voyvodalık uygulamasına II. Mahmut 1811 tarihinde son verir ve Viranşehir Sancağı kurulur, yönetim merkezi Safranbolu olur. Viranşehir dönemi 1811-1870 yılları arasını kapsar. 1870 yılında kaldırılan Viranşehir Sancaklığından sonra Safranbolu Kastamonu Sancağına bağlandı. 1927 yılına kadar da bu sancağa bağlı olarak yönetildi. 1927 yılında Zonguldak’a 1995 yılında Karabük Vilayet sınırları içinde yer aldı.

Safranbolu, geleneksel Türk toplum yaşamının özelliklerini kent ölçeğinde yaşatan, tarihi ve kültürel eserlerini tüm insanlara sunan bir örnek bir kenttir. Sahip olduğu zengin kültürel miras ve bu mirasın korumadaki başarısı Safranbolu’yu bir dünya kenti ününe kavuşturmuş ve UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne alınmasını sağlamıştır.

Daha çok Eski Türk Evleri ile tanınan Safranbolu, tarihi boyutuyla, doğal güzellikleriyle ve kent ölçeğinde korumacılıkta örnek oluşturmasıyla gün geçtikçe daha çok ilgi görmektedir. 1200′ü koruma altında olan sayısız kültürel eseri bulunan Safranbolu, bugün kent ölçeğinde en iyi korunan yer olarak anılmaktadır.


İklim
Safranbolu’da iklim, Karadeniz iklimi ile İç Anadolu iklimi arasında geçiş özelliği gösterir. Yazlar sıcak, kışlar soğuk, baharlar ılık ve serin geçer. İlkbahar ve sonbahar oldukça uzundur.

İklim

Safranbolu’da iklim, Karadeniz iklimi ile İç Anadolu iklimi arasında geçiş özelliği gösterir. Yazlar sıcak, kışlar soğuk, baharlar ılık ve serin geçer. İlkbahar ve sonbahar oldukça uzundur.

Bütünüyle Korunan Kent

Safranbolu’yu bugün ülkemize ve dünyaya tanıtan, bir bölümü titiz onarımlarla işlev kazandırılan ve koruma altına alınan konutlarıdır. 18.-20. yüzyıllara ait yaklaşık 2000 civarındaki geleneksel Safranbolu evi hem mimarî özellikleri, hem de konumları ile dikkati çekerler. Genellikle duvarlarla çevrilmiş bahçe içinde, üç katlı ve 6-8 odalı olan haremlik ve selâmlıktan oluşan evlerde, işlevsellik kadar estetik kaygılar da önem taşımaktadır. Bu olguyu yapıların cephe düzenlemeleri, ahşap konsollara oturan çıkmaları, uzun saçakları, ahşap kapı kanatları ve kapı tokmaklarında; iç mekânlarında mimarî ile bezemenin uyumunda bulmak mümkündür. Evlerin giriş katında yer alan hayatların taş kaplamalı örnekleri “taşlık” olarak da adlandırılır. Ayrıca, ahırlar, büyük ocaklar ve ambarlar da bu katta yer alır. Günlük yaşamın büyük bir bölümünün geçtiği orta katta mutfak ve selâmlığa yemek servisi için kullanılan dönme dolap yer alır. Evlerin mimarîsi ve bezemesiyle en çok özen gösterilmiş üst katı, sofa çevresindeki odalardan oluşur. Sedir ve ocakların bulunduğu odalarda özellikle dolaplar, ocakların iki yanındaki sergenler ve tavanlar ahşap süslemeleri ile etkileyicidir.

Büyük konaklarda havuzlu odalar da görülür. Asmazlar Konağı’nda havuz orta katta, buna karşılık Hacı Hüseyinler Evi’nde bahçe içindeki bağımsız selâmlık köşkünde yer alır. Kavsalar ve Cebeciler evleri gibi örneklerde, başodalar, çeşitli manzaralar ve bitkisel bezemeler içeren kalem işleriyle dikkat çekicidir. Çok sayıdaki ince-uzun dikdörtgen pencereler, dıştan “muşabak” denilen ahşap kafesleriyle göze çarparlar. Evlerin saçak köşelerinde uğur getirmesi için geyik boynuzu asılması geleneği oldukça yaygındır.

Safranbolu’nun iki önemli kesimi, Çarşı ile Bağlar semtleridir. Çarşıda, lonca düzeni içinde üretim yapan esnaf ve zanaatkârın uğraştığı dericilik, yemenicilik, demircilik, bakırcılık, semercilik, nalbantlık, manifaturacılık, saraçlık, dokumacılık, mutaflık, keçecilik ve kereste ticareti artık yok olmaya yüz tutmuştur. Ancak, Çarşı, hâlâ kasabanın ticarî ve kültürel merkezini oluşturmaktadır. İlçenin yukarı kesiminde, bahçe içindeki evleri ile dikkati çeken Bağlar ise, Safranbolu’nun yazlık bölgesidir.